Sağlık

  • Misvak Mı Diş Macunumu

    Diş sağlığı konusunda misvakın mı yoksa diş macununun mu daha etkili konusundaki bir soruya Trt 1 ekranlarında yayınlanan İyi Fikir programına konuk olan Ortodonti Uzmanı Dr. Kıvanç Cebesoy açıklık getirdi. Devamını oku…

  • Çok Uyumanın Nedenleri

    Gereğinden çok uyumak günlük işlerinizi aksattığı gibi, o günden alacağınız verimi oldukça düşürür. Alacağınız birkaç ufak önlemle çok uyumanızın önüne geçebilir ve uyku kalitenizi arttırarak uykunuzdan aldığınız verimi büyük ölçüde yükseltebilirsiniz. Devamını oku…

  • Ağız Kokusunu Gidermek İçin Ne Yapmalı

    Ağız Kokusunun Nedenleri

    Ağız kokusu sağlık acısından bir takım sorunları işaret etmekle birlikte aynı zaman da kişiyi sosyal olarak da zor durumlarda bırakabilecen bir sağlık problemidir. Ağız’dan kaynaklanan kokuları ikiye ayırabiliriz. Bunlardan birincisi, yenilen yiyecekler nedeniyle oluşan geçici ağız kokusudur. İkincisi ise “Anaerop” ismi verilen bakterilerin neden olduğu kronik ağız kokusudur (yani sürekli). Sürekli olmayan ağız kokusu, tüketilen yiyeceklerin türüne göre belirli bir vakit geçtikten sonra kendiliğinden gidiyor. Kronik (sürekli) ağız kokusunun oluşmasında diş eti hastalıkları, diş çürükleri, aftlar (ucuklar), uyumsuz ve kötü kullanılan protezler ile ağız kuruluğu gibi faktörler rol oynuyor. Devamını oku…

  • Uyuyabilmek İçin Ne Yapmalı

    Yatağa yattığı zaman uyuyamamak, uykusunun bir türlü gelmemesi birçok kişinin muzdarip ortak sorunudur. Burada bahsetmiş olduğumuz sorun insomnia gibi tıbbi hastalık derecesindeki uyku sorunları değildir. Günümüz insanının uykuya dalmakta yaşadığı sıkıntılar ve bu sıkıntılar için neler yapabileceğinden sizlere kısaca bahsediyor olacağız. Eğer sorununuz tıbbi boyutlardaysa doktorunuzla görüşmenizi tavsiye ederiz. Devamını oku…

  • İsotun Faydaları

    İsotun kelime anlamını açıklamak gerekirse eski Türkçe kökenli bir kelimedir ve ısı ve ot anlamlarına gelmektedir. Kırmızı biber kararıncaya kadar kurutulur ve işin tekniğine uygun bir biçimde üretilir bu işlemlerden sonra elde edilen bir pul biber türüdür. İsot 3 renkten oluşmaktadır, mor, siyah ve kırmızı olarak 3 renkten meydana gelmektedir. Uzun, kıvırcık, üç beş burunlu ve etkli bir şekilde Mezopotamya topraklarında yetişen etkli kırmızı biberden meydana gelmektedir. Urfa isotunu diğer isotlar dan ayıran en önemli ve belirgin özelliği ise aşırı şekilde yakıcı etkisi bulunmayan ve bol miktarda glikoz içeren bu pul biber türü kansorejen madde içermiyor.

    İsotun Faydaları Nelerdir?

    İsotun faydalarını liste olarak sıralamamaız gerekir ise bu listeyi şöyle sıralamamız doğru olacaktır;
    ·    En vitaminli meyvelerden olarak bilinen portakaldan tam 3 kat daha fazla oranla C vitamini içerir.
    ·    Kansere yakalanma riskini azaltarak minimuma çeker. Devamını oku…

  • Arı Sokmasına Ne İyi Gelir

    Yaz aylarında insanların canını en çok acıtan hayvanların başında arılar gelir. Arı sokmasını çoğu zaman engeleyemesekte en azından bu yazımızda arı soktuktan sonra neler yapabilirz, arı sokmasına ne iyi gelir konusu üzerinde duracağız bu sayede en azından arı sokmasına maruz kalırsanız bunu en kısa sürede en az sıkıntıyı çekerek kurtulabileceksiniz.

    İlk olarak bir arının sizi sokma ihtimalini düşürmek için şunlara dikkat edin: Başınızda bir arı dolaşırsa, yada elinizdeki tatlı bir yiyecek veya icecek olduğundan bu elinizdeki şeyin etrafında dönüyorsa siz siz olun elinizle kolunuzla arıyı kovmaya çalışmayın. Arılar büyük çoğunlukla bir tehdit algıladıklarında insanları sokarlar. Kendinizi arı için bir tehdit unsuruna dönüştürmeyin. Size bir arı musallah olursada panik yapmadan ortamdan uzaklaşmaya çalışın. Eğer sigara içiyorsanız hemen bir sigara yakın çünkü arıların baş düşmanı dumandır. Dumanın olduğu yerden mecburen uzaklaşırlar. Ama tabi sigara içmiyorsanız sırf arı sizi sokmasın diye bir yerden sigara bulup içmeye kalkmayın sigara arıdan çok daha zararlıdır.

    Gelelim arı sokması durumunda yapılması gerekenlere. Bir şekilde arı sokmasına maruz kaldınız diyelim, ilk yapılması gereken soktuğu yerde iğnesini bırakıp bırakmadığını kontrol etmektir. Eğer iğnesi hala soktuğu yerdeyse hemen elinizle yada bir cımbız yardımı ile iğneği çıkartın. Daha sonrada parmak uclarınız yardımıyla soktuğu yerdeki zehri dışarıya çıkartmaya çalışın az da olsa. Sonra hemen soktuğu yeri çamura sokun. Diyelimki ayağınızı soktu ağayınızı hemen camura sokun. Eğer çamura sokamıyacak bir yerinizden sokulduysanız örneğin; sırtınızdan, çamuru soktuğu yerin üzerine sürün ve bekletin. En önemli olan nokta da arı soktuktan sonra vucudunuzda aşırı bir tepkime meydana geldi mi buna dikkat edin. Örneğin aşırı boyuttaki şişkinlik, vucudunuzda aşırı ateş, kusma gibi alerjik reaksiyonlar baş gösterirse hemen en kısa sürede doktora gitmelisiniz. Biz böyle bir alerjik reaksiyonla karşılaşmadığınızı, normal bir arı sokması olduğunu düşünerek yazımıza devam ediyoruz. Arı soktuktan çok kısa bir süre sonra acısı geçmiş herşey hemen hemen normale dönmüş olur. Ama bu sizi yanıltmasın vucudunuz esas tepkimeyi ertesi güne yansıtacaktır. O yüzden bi şey yok değip çamura sokmamazlık etmeyin. Çamura soktuktan sonra şişkinliği alması ve kaşıntıyı azaltması için bir poşete bir kaç tane buz koyun ve bunu soktuğu yere uygulayarak buz kompresi yapın. Devamını oku…

  • Memekanseri Belirtileri

    Nilüfer, Vahide Gördüm, Deniz Uğur gibi ünlü kadınlara memekanseri teşhisi konması sonuçunda bu hastalık toplum tarfından daha fazla dikkate alınmaya başladı. Ki zaten dikkate alınması gereken bir kanser türüdür memekanseri bunun sebebi ise son yıllarda çok fazla bir hızla artış götermesidir. Ülkemizde genç yaşta meme kanserine yakalanma oranı diğer ülkelerden daha fazla bir orandadır. Memekanserinin tedavisinde erken teşhis çok önemlidir. Teşhis ne kadar erken konursa tedavide o kadar kolay olmakdır. Devamını oku…

  • Mora Terapi İşe Yarıyor Mu

    mora terapiKısaca mora terapi nedir sorusuna yanıt vermek gerekirse, mora terapi günümüzdeki en etkili ve kolay sigarayı bırakma yöntemidir.

    Terapide yapılan işlemleri kısaca şöyle özetleyebiliriz. Sürekli içtiğiniz sigara markasından 2 adet sigarayı yarımşar içip veriyorsunuz. Bu yarım sigaralarınız küçük tüplere konulup makinaya yerleştiriliyor. Daha sonra siz de yandaki fotoğrafta olduğu gibi makinaya bağlanıyorsunuz. Bağlamak kelimesi yanlış anlaşılmasın, rahat bi koltukta otururken elinizde 2 metal cubuk oluyor, çıplak ayaklarınızın altında yine metal oluyor. Yaklaşık 45 dk bu şekilde oturuyorsunuz. Bu esnada da genelde doktor sizlere telkinde bulunuyor. Sigarayı bırakmakla ne kadar iyi bir şey yaptığınızı söylüyor (ki yerden göğe kadar haklı). Seansın sonunda göbeğinizin 3 parmak altına bozuk paraya benzer bir metal bantlanıyor. Bu metali bir ay kullanmalısınız. Eğer göbeğinize metal yapıştırmak hoşunuza gitmezse metal bir yüzüğünüz varsa işlemler başlamadan bu yüzüğünüzü verin ve makinaya yüzüğünüzü yerleştirsinler. Böylece göbeğinize yapıştırmak yerine yüzüğünüz aracılığı ile frekansı alacaksınız. Ayrıca size küçük bir şişe sıvı veriliyor bu sıvıyı çalkalayıp ağzınıza damlatmalısınız dünde 3-4 sefer (canınız sigara isterse bu sıvıyı özellikle o anlarda kullanın)

    Tedaviye inanmak çok önemli. Sigarayı bırakmayı istiyor olmakta bi o kadar önemli. Siz bırakmayı gercekten bırakmayı istemiyorsanız sigaranın hem enerjinizin hem paranızın azalmasına, kötü kokmanıza, sürekli yokluk hissi çekmenize sebeb olan, sizi kansere sürekleyen; bir illet olduğunu hala idrak edememişseniz mora terapi ile bile sigarayı bırakamazsınız. Eğer hala “bırakmalıyım” aşamasına gelememişseniz öncelikle Allen Carr’ın “Sigarayı Bırakmak” isimli kitabını okumalısınız. Yada belgeselinide izleyebilirsiniz, internette söz konusu belgeseli bulup izlemek münkün. Allen Carr’ın yöntemi de sigarayı bırakma konusunda oldukça etkili, kolaydır. Allen Carr’ın kısaca bahsetmek gerekirse, öncelikle sigara hakkındaki yanlış düşünceleri ortadan kaldırıp daha sonra sigarayı nasıl kolay bırakabileceğinizi size gösterir. Yöntem sadece kitapdan/belgeselden ibarettir herhangi başka bişi kullanmanıza gerek yoktur ve buna rağmen oldukca etkilidir. Kitabın maliyeti az olduğu için önce Allen Carr’ı daha sonra mora terapiyi kullanabilirsiniz. Yada her ikisini bir arada da deniyebilirsiniz.

    Mora terapi işe yarıyor mu yaramıyor mu sanıyorum ilk olarak insanlar bunu merak ediyor. Bunun cevabını emin bi şekilde verebilirimki. Kesinlikle yarıyor. Nasıl bu kadar emin olduğuma gelirsek çünkü hem kendim hem de babam bu tedaviden faydalandı. İşe yarıyor olmasından daha da önemlisi sizi hiç yormuyor. Diğer sigarayı bırakma yöntemlerinden çok ama çok daha kolay. Kendi edindiğim tecrübeden göreceli bi oran vermem gerekirse sigarayı bırakma işinin %80’ini makine yapıyor geriye kalan %20’sini de siz. Bahsetmiş olduğum %20 ise şundan kaynaklanıyor; sigara içen insanlar sigara içme alışkanlığını hep başka şeylerle ilişkilendirirler  cayla beraber, yemekten sonra, canı sıkılınca, ders arasında, işten çıkınca, eve girmeden, akşam yatmadan…. Mora terapi ile sigarayı küt diye bırakınca ilk bir kaç gün örn cay icerken bi tuaflık hissediyorsunuz. Cünkü yıllarca sigara ile beraber içmişsiniz. Eliniz arıyor sigarayı, yokluk hissiniz değil. Ama bu da bahsi konu edilecek bir arayış değil.

    Mora terapi yan etkileri var mıdır? Bende yada babamda en ufak bir yan etki olmadı. Doktorda herhangi bir yan etkiden hiç bahsetmedi. Zaten yan etki yapacak bişey yok ortada. Makina size frekans veriyor, rahatlıyor vücüdunuz. İlaç felan yok tedavide. Ayrıca tedaviyi uygulayan zaten bir doktor. Yani herhangi bir yan etkiden korkmanıza gerek yok. Devamını oku…

  • Kozmetiklerin Son Kullanma Tarihleri

    Daha önceki yazımız kozmetiklerin zararları konusunda da belirttiğimiz gibi makyaj yapmak, daha güzel görünmeyi istemek artık bir ihtiyaç haline dönüştü. Fakat kozmetiklerin dikkatli kullanılmaması durumunda zararlı olabileceği konusunu unutmamalıyız. Kozmetiklerin genelde pek dikkat edilmeyen tehlikelerinden bir taneside son kullanma tarihleridir. Araştırmalar gösteriyor sadece dört kadından biri kullandığı kozmetik ürünlerin son kullanma tarihlerine dikkat ediyor.

    Kullandığımız kozmetik ürünleri genelde ne zaman kullanmaya başladığımızı hatırlayamayız. Bu yüzden ilk olarak yapmanız gereken bir kozmetik ürününü hangi tarihte kullanmaya başlıyorsanız, hemen ürünün üzerine tarih yazılı bir kâğıt yapıştırın. Böylece ne zaman kullanmaya başdığınızı hatırlamakla uğraşmak zorunda kalmazsınız. Devamını oku…

  • Kozmetiklerin Zararları

    Daha güzel ve genç görünme isteği cağımızda artık ihtiyaca dönüştü. İhtiyaca dönüşen bu istek ingilizcede “anti aging” (yaşlanmayı önlenme) olarak nitelendirilen dev bir sektör yarattı. Spor, doğal beslenme, stressiz yaşam ve kozmetik ürünler yaşlanmayı önlemenin, daha güzel ve çekici görünmenin en başta gelen araçları. Özellikle kozmetik ürünler bize daha güzel, daha genç görünmeyi daha hızlı ve kolay bi şekilde sağlamayı vaad ediyor. Fakat kozmetiklerin zararları konusu sürekli olarak basında yer buluyor. Kozmetikler zararları var mı, ne kadar zararlı, zararları nelerdir.

    İlk olarak kozmetiklerin zararlarına bakalım

    1- Herkesin denediğini deneme

    Kozmetiklerin en tehlikeli zararlarından bir tanesi satın alım sürecinde ortaya çıkmaktadır. Bir çok mağaza ve markette kozmetik ürünlerin test ürünleri bulunmaktadır. Bu test ürünlerini kullanmayın. Cünkü sizden önce kullanan bir kişide bulaşıcı bir rahatsızlık varsa size de bulaşma riski ortaya çıkar. Bu kozmetik ürününe ait bir zarar olmasada önemli bir tehlikedir bu yüzden ilk olarak bunu belirtmek istedik.

    2- Alerjiye dikkat

    Bir kişide hiçbir rahatsızlık yaratmayan bir komzetik ürünü başka bir kişide alerjik reaksiyonlara yol acabilir. Kozmetiklerin alerjik etkileri güneş ışığın daha çok artabiliyor. Bu yüzden yeni aldığınız ilk defa kullanacağınız bir kozmetik ürünü önce çok az miktarda kullanarak sizde alerjik bir etkiye yol acıp acmadığını test edin.

    3- Hamileler daha dikkatli olmalı

    Prof. Dr. Ümit Ukşal “saç boyalarının anne karnındaki bebekte yapacağı toksik etkiler bilinmediği için hamileler saç boyası kullanmamalıdır” diyor. Bu yüzden hamileleri saç boyası kullanmamaları konusunda uyarıyoruz. Diğer kozmetik ürünlerinin kullanımı konusunda da son derece dikkatli olmalılar.

    4- Erkekler de dikkat etmeli

    Erkekler de parfüm, deodorant, nemlendirici kremler gibi kozmetik ürünlerini kullanmaktadır. Kozmetiklerin zararları sadece bayanlar için gecerli olan bir konu değildir. Erkekler de bu konu da dikkatli olmalıdır. Yapılan bir araştırma göstermişdirki parfüm, losyon, deodorant, krem gibi kozmetik ürünleri günde ortalama iki kez kullanan erkeklerin sperm kalitesi kullanmayan erkeklere göre 5 kat daha düşük kalitede olabilmektedir.

    5- Vücudun savunma mekanizması etkileniyor

    Kozmetik ürünlerde kullanılan bazı maddeler vücudun savunma mekanızmasını bozarak kansere bile yol acıyor. Örneğin Alpha-Hydroxy Acids (AHA), tonik, nemlendirici, maske, yaşlılık lekelerini yok eden kozmetik ürünlerde bulunan bir maddedir. Bu madde ölü deriyi soyan bir madde olarak bilinmektedir fakat daha sonra kullanan kişinin cildi güneş ışınlarına karşı %50 daha fazla hassaslaşıyor bu da deri kanserinin gelişimine neden olabiliyor. Ayrıca bu madde cildin yaşlanma hızını da arttırıyor. Devamını oku…